Lanet olası hayat! En acı ve kırıcı olan şey, hu hayatın acılara karşılık olarak mükafatla sonra ermemesi. Operadaki gibi zaferle değil, ölümle son bulacak olması.

Altıncı Koğuş
Anton Pavloviç ÇehovÇehov bir taşra kasabasındaki akıl hastanesinde geçen bu novellasında, eğitimli bir hasta olan İvan Dmitriç ile Doktor Andrey Yefimıç arasındaki felsefi çatışmaya odaklanır. İvan Dmitriç maruz kaldıkları adaletsizliğe, içinde yaşamaya zorlandıkları berbat koşullara karşı çıkarken, Andrey Yefimıç bunları görmezden gelmekte ısrar eder ve durumu değiştirmek için kılını bile kıpırdatmaz. Doktor sonunda içine düştüğü 'felsefi' yanılgının farkına vardığında ise artık iş işten geçmiştir. Altıncı Koğuş, Rusya'nın ve ülkenin sorunlarıyla ilgilenmek yerine onları uzaktan izlemeyi tercih eden elit Rus aydınının 'deliliği'nin simgesidir adeta.Altıncı Koğuş, Russkaya Mısl dergisinin 1892 kasım sayısında yayımlandığında büyük ilgi görmüştü. Hatta Lenin'in de yapıtı okuduktan sonra dehşete kapıldığı, 'Kendimi Altıncı Koğuş'a kapatılmış gibi hissettim' dediği rivayet edilir. (Tanıtım Bülteninden)
Şeref her şeyden önemlidir!
İnsanın huzuru ve memnuniyeti dışarıda değil, içindedir.
Hapishaneler ve tımarhaneler var olduğu sürece içinde birilerinin oturması gerekir.
Hayat can sıkıcı bir tuzaktır.
Akıl, hayvanlar ve insanlar arasında keskin bir sınır çizer, insandaki ilahi yöne ışık tutar, hatta bir dereceye kadar gerçekte var olmayan ölümsüzlüğün yerini tutar. Buradan yola çıkarak şunu söyleyebilirim ki akıl, elimizde olan yegane zevk kaynağıdır. Etrafımızda akla dair hiçbir şey görmüyor, duymuyoruz, bu da zevkten mahrum olduğumuz anlamına geliyor.
Hastalığımız da sefaletimiz de hep merhametli Tanrı'ya dua etmediğimiz için.
Eğer ölüm herkes için olağan ve meşru bir sondan ibaretse insanların ölmelerine engel olmak niye?
Her türlü zorbalığın toplum tarafından makul ve yerinde bir gereklilik olarak karşılandığı, beraat kararı gibi her türlü merhamet göstergesinin toplumda tatminsizlik ve intikam duyguları uyandırdığı bir dünyada adaleti düşünmek gülünç değil midir?
Namuslular kıt kanaat geçinirken, namussuzların karnı tok sırtı pekti.
Düzensizliğin dünyadaki her şeyden daha kötü olduğunu söyler.
- İnsanın huzuru ve memnuniyeti dışarıda değil içindedir. - Nasıl yani? - Sıradan bir insan iyiyi ya da kötüyü dışardan, düşünen bir insan ise kendinde bulur.

