OKUDUM BİTTİ! 📚📚 Kitap Adı : HAYFA’NIN KIRIK PARÇALARI Yazar Adı : HULÛD HAMIS Sayfa Sayısı : 190 Kitap Puanım : 10 / 8 Kitap İncelemem : 👇 O kapağın melankolik hali beni çoktan almıştı. Haliyle başladım romana. Filistinli feminist yazar Hulûd Hamis'in ilk romanı "Hayfa'nın Kırık Parçaları", tahmin ettiğimden çok daha derin çıktı. Sadece işgal altındaki bir şehri değil, orada yaşayan bir kadının, Meyzun'un iç dünyasını da anlatıyor. Meyzun, İsrail vatandaşı olan Filistinli Hristiyan bir kadın. Modern, özgür ruhlu bir takı tasarımcısı. Ama ne yapsa da içinde büyüdüğü toplumun ve geçmişin travmalarının gölgesinden tam kurtulamıyor. Hikâyesini güçlü yan karakterler zenginleştiriyor: apolitik Müslüman erkek arkadaşı Ziyad, bir de mülteci kampında büyümüş queer karakter Şahd. Hamis, tüm bu karakterlerin gözünden kimlik, aidiyet, aşk ve cinsellik gibi konuları öyle ustalıkla işliyor ki okurken kendini Hayfa'nın sokaklarında kaybediyorsun. Dili çok akıcı. Araya serpiştirilmiş Arapça kelimelerse hikâyeye ayrı bir tat katıyor, direkt Filistin kültürünün içine çekiyor seni. Filistin deyince aklımıza çoğu zaman sadece Gazze ve siyasi haberler geliyor. Ama bu kitap, "Kırk Sekiz Arapları" denen, belki de en az tanınan Filistinli kesimin sesi oluyor. Yazarın bu bilinmeyen yüzü göstermesi ve feminist bir bakış açısı sunması romanı gerçekten özel kılıyor. Peki neden 8 verdim? Kitabı elimden bırakamadım. Karakterlerle travmalarına ortak oldum, aşklarına sevindim, kayıplarına üzüldüm. Sadece şundan 10 vermedim: Hikâye bittiğinde "Keşke biraz daha uzun olsaydı" diye düşündüm. Bazı alt metinler ve özellikle Şahd o kadar güçlüydü ki onları daha fazla görmek isterdim. Ama belki de yazar bilerek yapmıştır; sonuçta kitabın adı "Kırık Parçalar"... Mutlaka okuyun derim. Ve okurken arkaya mutlaka Fairuz açın. --- Bana kalırsa: Orta Doğu edebiyatını, güçlü kadın karakterleri ve toplumsal normlara meydan okuyan hikayeleri seviyorsanız bu kitap tam size göre. Puanım: 8/10 ⭐ --- #HayfanınKırıkParçaları #HulûdHamis #FilistinEdebiyatı #FeministKitap #KitapYorumu #OkudumBitirdim #GüldünyaYayınları #KitapÖnerisi #KadınYazarlar #BenOkudum #NeOkuyorum
kadinyazarlar
@okuyanuzayli35•107 gün önce
Yorum yap
145
@okuyanuzayli35•108 gün önce
📚 OKUMAYA BAŞLIYORUM: Hayfa’nın Kırık Parçaları ile Derin Bir Yolculuk! ✨ Sonunda ellerimde... 📖 Hulûd Hamis’in kaleminden çıkan, Hayfa’nın sokaklarında yankılanan o derin ve parçalanmış hikâyeye adım atmanın heyecanı içindeyim. Bu sadece bir roman değil; bir kimliğin, bir kadının ve işgal altındaki bir şehrin sessiz çığlığı gibi... 🌊🇵🇸 "Bilmediğimiz bir Filistin..." Bu cümle beni kalbimden vurdu. Bugün Hayfa’nın o dar sokaklarına, deniz kokusuna karışan hüzünlü ama bir o kadar da dirençli hikâyelere, kimlik sancılarına ve bir kadının feminist uyanışına tanıklık etmeye başlıyorum. Hulûd Hamis, "Hayfa’nın Kırık Parçaları" ile bizi sadece bir coğrafyaya değil, bir kadının en mahrem, en parçalanmış duygularına davet ediyor. 🕊️❤️ Filistinli bir kadın olmanın, kimliğini her gün yeniden inşa etmenin ve aşkın o karmaşık labirentlerinde kaybolmanın hikâyesi bu. Sayfaları çevirmek için sabırsızlanıyorum! İçimde tarif edilemez bir heyecan var; sanki o kırık parçalardan biri de benim ruhuma dokunacakmış gibi... 🧩✨ Bazı kitaplar vardır, kapağına dokunduğunuz an sizi içine çeker... İşte "Hayfa’nın Kırık Parçaları" benim için tam da öyle bir başlangıç. Hulûd Hamis’in bu ödüllü romanı, kalbimde yeni pencereler açacak eminim. 🪟 Peki ya siz? Bir kitabın ilk sayfasını açtığınızda o karnınızda uçuşan kelebekleri hissediyor musunuz? 🦋 Bu yolculukta bana eşlik etmek isteyenler el kaldırsın! 👇 #HayfanınKırıkParçaları #HuludHamis #OkumayaBaşlıyorum #KitapÖnerisi #FilistinEdebiyatı #GüldünyaYayınları #KitapKurdu #YeniKitap #OkumaSaati #Hayfa #KitapAşkı #OkumaListesi #KitapTavsiyesi #KadınYazarlar #KitapKeyfi #NeOkuyorum #GününKitabı #KitapDostluğu #EdebiyatYolculuğu #KitapHeyecanı #OkumaGünlüğü #KitapSeverler #YeniBaşlangıçlar #KitapBlogu #OkumakÖzgürlüktür #GününAlıntısı 📚🔥💫
Yorum yap
140
@okuyanuzayli35•126 gün önce
OKUDUM - BİTTİ! 📚 Kitap Adı : ÇUKUR Yazar Adı : HİROKO OYAMADA Sayfa Sayısı : 96 Kitap Puanım : 10 / 7 Kitap İncelemem : 👇 “Bir kadın işsiz kalınca, aslında neyin içine düşer?” Eşinin tayini çıkınca işini bırakıyorsun. Taşraya taşınıyorsun. Kayınvaliden bitişikte. Adın artık “gelin hanım”. Paran yok, araban yok, konuşacak kimsen yok. Günler aynı. Sonra bir sabah garip bir hayvanın peşine takılıp bir çukura düşüyorsun. Ama asıl çukur, topraktaki değil. Hiroko Oyamada’nın Akutagawa Ödüllü romanı Çukur, kocasının işi nedeniyle şehirden taşraya taşınan Asa’nın hikâyesi. Yazarın en büyük başarısı: olağanı olağandışı göstermek. Ev işleri, kayınvalide, alışveriş… Her şey o kadar tekinsiz ki okurken içinize bir huzursuzluk çöküyor. Derken gerçeküstü anlar devreye giriyor: tuhaf bir hayvan, içine tam oturduğun bir çukur, markette yerde manga okuyan çocuklar, varlığından kimsenin bahsetmediği bir kayınbirader… Oyamada’nın kalemi, Murakami’yle Kafka arasında salınıyor. Ama en doğru benzetme şu: Komşum Totoro’nun masumiyetiyle Kafka’nın yabancılaşması arasındaki ince çizgi. Çocukluğun büyülü gerçekliğiyle yetişkinliğin kurumsal boşluğu çarpıştığında ortaya çıkan o tuhaf hissiyatı yakalıyor roman. Kitap şu soruyu soruyor: Kadrolu olmayan işlerde çalışan, evlendiğinde işini bırakan, “gelin” kimliğine bürünen kadınların hayatında açılan boşluğa ne ad veririz? Asa’nın çukura düşmesi tesadüf değil; toplumun kadınlara biçtiği rollere sığamayanların düştüğü görünmez çukurları görünür kılıyor yazar. Aynı zamanda Japon toplumundaki “hikikomori” fenomenine de değiniyor. Kayınbirader karakteri üzerinden “normal” hayatın dışında kalanların yaşadığı dışlanmayı ve bu dışlanmayı içselleştirme biçimini gösteriyor. Neden 7/10? 1. Metaforlar fazla açık edilmiş. “Kendini Harikalar Diyarı’ndaki Alice mi sandın?” gibi bir satır, göndermeyi okurun keşfetmesine izin vermiyor. 2. Asa’nın pasifliği tematik bir tercih ama 96 sayfa boyunca hiçbir şeye itiraz etmeyen bir kadını okumak zaman zaman yoruyor. 3. Finaldeki dönüş havada kalıyor. Muğlaklık iyidir ama bu kadar kısa bir metinde biraz daha netlik beklenebilirdi. Kimlere göre? Murakami’nin gerçeküstü dünyasını sevenlere, Japon edebiyatına meraklılara, 100 sayfada derin bir okuma isteyenlere, Alice Harikalar Diyarı’nın karanlık versiyonunu merak edenlere. Çukur, bir öğleden sonrada bitirip günlerce zihninde taşıyacağın bir roman. Oyamada, gündelik hayatın en sıradan anlarını alıp içine tedirginlik tohumu ekiyor. “Temelde hiç kimse bakmıyor. Kimse gerçekten görmüyor.” 📖 96 sayfada bir dünyanın içine düşmek isteyenlere… ⭐ 7/10 --- #JaponEdebiyatı #HirokoOyamada #Çukur #KitapYorumu #OkudumBitti #AkutagawaÖdülü #BüyülüGerçekçilik #KadınYazarlar
Yorum yap
118


